Kürt sorunundaki yeni sürece giden yol nasıl şekillendi?

Son sürecin işaret fişeği, o gün tam adı konmamış olsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yılki 30 Ağustos konuşmasında geldi.

Türkiye’de 1993 yılından beri Kürt sorununa çözüm için birçok deneme yapıldı ancak çeşitli nedenlerle bu süreçler başarısızlıkla sona erdi.

Yaklaşık beş aydır devam eden son süreçte bugün İmralı adasında PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşen yedi kişilik heyetin en az bir açıklamayla dönmesi bekleniyor.

Ahmet Türk, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol’dan oluşan heyetin bu açıklamayı kamuoyuna duyurmaları bekleniyor.

Kürt hareketleri açıklamanın videolu olmasını istiyordu ama dün bu konuda bir kez daha konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, görüntülü açıklamanın mümkün olmadığını söyledi.

DEM Parti'den açıklamadan kısa bir süre önce açıklamada, Öcalan'ın mesajının okunacağını ve bir de fotoğrafın paylaşılacağı duyuruldu.

İlgili Haberler DEM Parti heyetinin üçüncü İmralı ziyareti tamamlandı

Son sürecin işaret fişeği: “Yapmamız gereken iç cephemizi sağlam tutmaktır”

Son sürecin işaret fişeği, o gün tam adı konmamış olsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yılki 30 Ağustos konuşmasında geldi.

“Siyasette tansiyon zaman zaman yükselebilir. Toplum kesimleri arasında anlaşmazlık yaşanabilir. Rekabet, sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın olmazsa olmazıdır. 85 milyonun her konuda aynı fikirde olmasını beklemek gerçekçi değildir, doğru da değildir” diyen Erdoğan, “Şimdiye kadar nice zorluğun, oyunun nasıl üstesinden gelindiyse, çok daha fazlasının başarılacağına yürekten inanıyorum. Bunun için tek yapmamız gereken iç cephemizi sağlam tutmaktır” sözleriyle ilk kez Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de gündeme getirdiği iç cepheye vurgu yaptı.

Erdoğan, 25 Eylül’de ABD ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada da “Bizi usandırıp umutsuzluk girdabına sürüklemeye çalışanlar, işte o iç cepheyi hedef alıyor. Biz o iç cepheyi çökerttirmeyiz. Orada çok kararlıyız” dedi. Meclis’in 1 Ekim’de açılışında yaptığı konuşmada ise İsrail’e değinen Erdoğan, “Fitne girişimleri karşısında millet olarak, 85 milyon olarak 'iç cephemizi' sağlam tutmaya gayret ediyoruz. Bugün, İsrail saldırganlığı karşısında, içeride ve dışarıda çatışma alanlarının değil, uzlaşma alanlarının öne çıkması gerekiyor” diye konuştu.

İlgili Haberler DEM Parti heyeti Erbil’de çözümü tartışırken HÜDA-PAR sürece ‘sabotaj’ uyarısı yaptı 


Bahçeli DEM’lilerle el sıkıştı, “Ülkemizde barışı sağlamamız lazım” dedi

Aynı gün TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti Grubu’na doğru yürüyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önce Eş Başkan Tuncer Bakırhan, ardından da Grup Başkanvekilleri Gülistan Koçyiğit ve Sezai Temelli ile tokalaştı.

MHP lideri, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dünyada barışı isterken, kendi ülkemizde barışı sağlamamız lazım” yorumunu yaptı.

DEM Parti çizgisindeki siyasete mesafeli olduğu bilinen Bahçeli’nin beklenmedik tutumunu ertesi gün partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda değerlendiren DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan, “Türkiye’de her zamankinden daha fazla diyalog ve müzakereye ihtiyaç var” diye konuştu.

Erdoğan ve Bahçeli, 3 Ekim’de yapılan MGK öncesi buluştu ancak görüşmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.

MHP liderinin ikinci çıkışı ise 8 Ekim’de yine parti grup toplantısında geldi.

Bahçeli, “Cumhurbaşkanı TBMM’de dayanışmanın, huzurun, akıllı bir çalışmanın davetini sunmuştur. Bu davetten sonra MHP’nin genel başkanı olarak Cumhur İttifakı ve Türk milletinin Cumhurbaşkanı’nın çağrısına adım atmak bana düşen bir görevdir. Ellerini sıkmam Türkiye partisi olmanın işareti olarak görülmelidir” dedi.

Erdoğan da “Cumhur İttifakı’nın uzattığı elin değerinin muhatapları tarafından anlaşılmasını ümit ediyoruz” diyerek ittifak ortağına destek verdi.

İlgili Haberler Abdullah Öcalan “PKK’ya silah bıraktırma çağrısı” için “şartsız” adım atacak mı?

Bahçeli’den tarihi çağrı: “Teröristbaşı gelsin TBMM DEM Parti grup toplantısında terörün bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın”

Sürecin sürükleyicisi konumunda görülen MHP lideri, üst üste iki grup konuşmasında kritik ifadeler kullandı.

15 Ekim’de “Türk-Kürt kardeştir, araya giren, bozgunculuğa heveslenen kim varsa kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir, kahrolmaya mahkumdur. DEM Parti’nin iradesini İmralı’ya rehin bırakması siyasetin doğasıyla ve ahlakıyla bağdaşmayan, hür ve bağımsız siyasetçi yapısıyla uyuşmayan ilkelliktir. Türkiye’ye getirilirken ‘Her türlü hizmete hazırım’ diyen teröristbaşı, buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin. Ama devletin terörle masaya oturmasını hiç kimse, hiçbir şart altında beklemesin, aklından dahi geçirmesin” dedi.

Bahçeli’nin 22 Ekim’de yaptığı bir sonraki grup konuşmasındaki sözleri ise süreci en yakından izleyenleri bile şaşkına çevirdi.

MHP lideri, “Şayet teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin DEM Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuşsun, terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın. Ne Kandil ne de Edirne, adres İmralı’dan DEM’e uzansın, bu ağır ve tarihi terör sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarılsın. Hodri meydan! Buna varız. Vatan, millet, devlet, bayrak, ortak gelecek ve tam bağımsızlık için bunu dahi sineye çekmeye sonuna kadar hazırız” ifadesini kullandı.

Aynı gün parti grubunda konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de “Kürtlere tam olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum” diyerek el yükseltti.

Sonrasında Bahçeli’yi destekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Bahçeli’nin çağrısını ‘tarihi fırsat penceresi’ olarak niteledi.

İlgili Haberler DEM Parti heyetiyle görüşen Öcalan: “Gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım” 

Öcalan’dan mesaj: “Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim”

Bahçeli’nin çağrısı sonrası DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu olağanüstü toplandı.

DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Kürt sorununun çözüm yolu bellidir. Barışın muhatabı İmralı’da ağır tecrit altında bulunan Abdullah Öcalan’dır. Çözümün yolu TBMM’dir. Biz inisiyatif almaya hazırız” dedi.

43 aydır kimseyle görüşmesine izin verilmeyen Abdullah Öcalan 23 Ekim’de yeğeni ve aynı zamanda da DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili olan Ömer Öcalan’la görüştü.

Ömer Öcalan, PKK liderinin mesajını ileterek, “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim” dediğini aktardı.

PKK saldırısı süreci etkilemedi, kayyum atamaları ise hız kazandı

Aynı gün Türkiye’nin en önemli kamu savunma sanayi şirketlerinden TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki yerleşkesine silahlı ve bombalı saldırı düzenlendi. 5 kişinin hayatını kaybettiği, 22 kişinin yaralandığı saldırıyı PKK üstlendi. Saldırının yeni süreçle alakası olmadığı çok önceden planlandığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM grup konuşmasında MHP liderini “cesur çıkışı ve akıl dolu cümleleriyle tarihe not düşen, istikamet çizen bir lider” olarak tanımladığı gün Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un DEM Parti ve CHP arasında yapılan “kent uzlaşısı” ile belirlenen belediye başkanı Ahmet Özer “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

4 Kasım’da kayyum atamalarının Esenyurt’la sınırlı kalmayacağı anlaşıldı. İçişleri Bakanlığı kararı ile tümü DEM Partili Mardin, Batman ve Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin belediyelerine kayyum atadı. Aynı gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1977’de CHP’den milletvekili seçilmiş olan Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk’le dayanışma için bu kente gitti.

Ama kayyum atamaları Kasım ayında hız kesmedi. 22 Kasım’da DEM Partili Tunceli Belediyesi ile CHP’li Tunceli Ovacık Belediyesi’ne, 29 Kasım’da ise yine DEM Partili Van Bahçesaray Belediyesi’ne kayyum atandı.

İlgili Haberler Kars’ta Kağızman Belediyesi’nin DEM Partili eş başkanı görevden alınarak yerine kayyum atandı

Sürecin adı kondu: “Terörsüz Türkiye”

12 Kasım’da MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında “Yaptığımız ve söylediğimiz her şeyin arkasındayız” dedikten kısa süre sonra MHP’nin X hesabından “Vakit tamamdır, söz konusu vatandır” paylaşımları yapıldı.

İki gün sonra ise Erdoğan ve Bahçeli yeniden buluştu. Aynı gün Habertürk’te canlı yayına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hukuk Başdanışmanı Mehmet Uçum, ikili arasında uyum olduğunu vurgularken “Hukuki koşul ‘terörsüz Türkiye’ şartına bağlı olarak sağlanabilir” diyerek sürecin adını koyan ilk isim oldu.

Öcalan: “Yeni paradigmaya pozitif katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim”

Bu süreçte İmralı adasına üç ziyaret yapıldı. DEM Partili milletvekilleri İmralı adasına giderek Öcalan’ı ilk kez 28 Aralık 2024’te ziyaret etti.

Van Milletvekili Pervin Buldan ile birlikte adadan dönen TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, PKK liderinin “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır. Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim” dediğini aktardı.

Öcalan, süreç hakkında “yeni paradigma” tanımını yaparken nihai hedef olarak Türkiye’nin “demokratik dönüşümünü” tarif eti.
Bu görüşme sonrası Buldan ve Önder, siyasi parti ziyaretleri kapsamında yanlarında iki ay önce yerine kayyum atanan seçilmiş Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü de alarak önce TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u, daha sonra MHP lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiler. Bahçeli, Öcalan’ın derhal silah bırakma çağrısı yapması gerektiğini yineledi.

İlgili Haberler Demirtaş’tan yeni sürece ve Öcalan’ın rolüne tam destek: “Kürtler’in çoğunun yönü de yüzü de Türkiye'ye dönüktür”

Demirtaş da destek verdi

10 Ocak’ta DEM Partili Mersin Akdeniz Belediyesi’ne kayyum atandıktan bir gün sonra DEM Parti’nin İmralı heyeti, sekiz yılı aşkın süredir Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.

“Kürtlerin çoğunluğunun yönü de yüzü de Türkiye’ye dönüktür” diyen Demirtaş da sürece destek verdi.

7 Ocak’ta Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani, Ankara’ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü.

16 Ocak’ta ise Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Erbil’de bir görüşme yaptı.

15 Şubat’ta da IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Münih’te Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la görüştü.

İlgili Haberler Erdoğan: “Herkes Suriye’den elini çeksin. Biz Suriyeli kardeşlerimizle DEAŞ’ın da YPG’nin de kafasını ezeriz”

Erdoğan: “Süreç nihai aşamaya yaklaşıyor”

18 Ocak’ta partisinin Mersin İl Kongresi’nde konuşan Erdoğan, “Süreç nihai aşamaya yaklaşıyor. Kazanan tüm Türkiye olacaktır. Artık yeni hayaller kurma, yeni adımlar atma vaktinin geldiğine inanıyoruz. Biz bölgede istikrar, güvenlik, huzur ve refah istiyoruz. Biz meseleyi kendi mecrasında çözeriz. Tercihimiz bu meselenin kalıcı şekilde tarihe karışmasından yanadır” diyerek sürece dair bir isim telaffuz etmekten yine kaçındı.

Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, Abdullah Öcalan’la ikinci görüşmesini 22 Ocak’ta yaptı. Heyet görüşmeye dair kamuoyuna bilgilendirme yapmadı.

Kayyum atanan belediye sayısı 9’a çıktı, ilk mektup PKK’ya ulaştı

28 Ocak’ta Siirt Belediyesi’ne kayyum atandı.

DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Öcalan’ın “tarihi bir çağrı” hazırlığında olduğunu söylemesinden dokuz gün sonra PKK/KCK liderlerinden Cemil Bayık, 13 Şubat’ta Öcalan’ın yeni süreç hakkında yazdığı bir mektubun kendilerine ulaştığını açıkladı.

15 Şubat’ta “terör örgütüne yardım” suçundan aldığı 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşen Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan görevden alındı, yerine kayyum atandı. Böylelikle 31 Mart 2024’teki yerel seçimlerden sonra DEM Partili belediyelere atanan kayyum sayısı dokuza yükseldi.

İlgili Haberler İmralı Heyeti Kuzey Irak’ta temaslarda bulundu: “Öcalan’ın çözüm girişimine Erbil’in desteği alındı” mesajı verildi

DEM ve DBP heyeti, kuzey Irak’ta görüşmeler yaptı

16-19 Şubat tarihlerinde DEM Parti İmralı heyeti ile birlikte DBP Eş Başkanı Keskin Bayındır, Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcüsü Berdan Öztürk, Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç ve Asrın Hukuk Bürosu avukatları IKBY yetkilileriyle temaslarda bulundu.

Heyet, KDP lideri Mesud Barzani, Neçirvan Barzani, Mesrur Barzani, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafil Talabani ve IKBY Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani ile bir araya geldi.

Erbil ve Süleymaniye’deki görüşmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, “Onların da sürece dair önerilerini, uyarılarını ve desteklerini aldık. Bunlar bizim için ve barış için çok kıymetliydi. Bunu Sayın Öcalan’a ve muhataplarımıza aktaracağız” dedi.