Erişilebilirlik

CHP’li Tanrıkulu hakkında soruşturma


CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında soruşturma başlatıldı.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında soruşturma başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında, bir televizyon kanalında yaptığı konuşma nedeniyle “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama” ve “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” iddialarıyla soruşturma başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tanrıkulu’nun dün TV100 isimli kanalda yayınlanan Özgür İfade Programının canlı yayınına telefonla bağlanarak yaptığı konuşmanın ardından soruşturma başlattı. Tanrıkulu konuşmasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’yle ilgili bazı iddialar ortaya attı. Savcılık tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın gerekçeleri şöyle sıralandı: “5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesinde düzenlenmiş olan “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama” ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesinde düzenlenmiş olan “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” suçlarından soruşturma başlatılmıştır.”

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıklu
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıklu

Cansu Canan Özgen’in sunduğu programa telefonla bağlanan Tanrıkulu, TSK üzerindeki şaibelerin kalkması gerektiğini savunarak “Bu ordu değil mi 15 Temmuz da darbe girişimi yapan. Benim takip ettiğim davalar var, 15 köylüyü helikopterden atan Türk Silahlı Kuvvetleri değil miydi? Eleştirel yaklaşırız. Bizler de soru sorarız doğru olup olmadığını sorgularız. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden bu tür şaibeler kalkar, kalkması amacıyla bunları sorarız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var” ifadelerini kullanmıştı.

Tanrıkulu’na tepki gösteren katılımcılardan tv100.com yazarı Fuat Uğur da neden PKK’yı eleştirmediğini sordu. Programın sunucusu Özgen ve diğer katılımcılar da Tanrıkulu’na tepki gösterdi.

Sosyal medyada başlayan tepkiler üzerinde bir açıklama yapan Tanrıkulu “Dünkü açıklamalarımdan sonra bazı dijital platformlarda hakkımda ağır eleştirinin ötesine varan açıklamalar yapan, yazan herkesle tek tek hukuk önünde hesaplaşacağım. Günü geldiğinde aman ‘Özür dilerim, ben yanlış yaptım, affedin’ vb sözlerle lütfen karşıma gelmeyin” dedi.

Millî Savunma Bakanlığı’ndan açıklama

Tanrıkulu’nun sözlerine bir tepki de Millî Savunma Bakanlığından geldi. MSB’den isim vermeden yapılan açıklamada, Tanrıkulu’nun sözleri ‘iftira’ olarak nitelendirildi. TSK’nın faaliyetlerinin uluslararası hukuka uygun ve şeffaf olduğu belirtilen açıklama şu ifadelere yer verildi: “Buna rağmen terör örgütlerinin insanlık dışı saldırılarına tepki koyamayanlar terör örgütünün farklı konulardaki alçakça yalanlarını sahiplenerek kahraman ordumuza iftira atmaya çalışmaktadırlar. Bu iftiraları atanlar, bunlara alet olanlar en hafif tabiriyle gaflet ve dalalet içindedirler. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, tüm bu hezeyanlara ve kara propaganda çabalarına rağmen dün olduğu gibi bugün de terör örgütlerine karşı mücadelesini uluslararası hukuk ve milli, manevi, insani değerlerimiz çerçevesinde azim ve kararlılıkla sürdürmektedir, sürdürecektir”

Tanrıkulu’dan AİHM kararlı savunma

Tepkiler ve soruşturma üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama daha yapan Tanrıkulu, konuşmasında sözünü ettiği olaylarla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının olduğunu söyledi. Kararları da paylaşan Tanrıkulu, hakkında tatil günü soruşturma açılmasına tepki gösterdi. AKP’lilerin kendisine karşı kurumsal linç başlattıklarını savunan Tanrıkulu, “AKP'nin kuruluşundan önce gerçekleşmiş ve insanlığa karşı suç olduğu AİHM kararlarıyla sabit olan ‘Kürtlere karşı’ bu ağır ihlalleri, AKP milletvekillerinin ve yöneticilerinin kurumsal olarak linç kampanyası başlatmaları ve devlette devamlılık esastır prensibi üzerinden bunu sahiplenmeleri, AKP'nin derin devletin yeni sahibi olduğunun bir kez daha itirafıdır. Çetelerin, uyuşturucu kaçakçılarının, rantçıların peşine düşmesi gereken Ankara CBS'nın bir tatil günü hakkımda soruşturma başlatması ve kamuoyuna duyurması da göz ardı edilmemesi gereken bir uygulamadır” dedi.

Tanrıkulu, konuşmasında tepkilere neden olan olaylarla ilgili AİHM’in Türkiye’yi mahkum ettiğini savunarak, şu ifadeleri kullandı: “Aşağıda AİHM'in Türkiye'yi mahkum ettiği iki davadaki kararlarından kısa alıntılar aktarıyorum. İlkinde Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı bir köyde 11 köylünün nasıl kaybettirildiğine ilişkin karar var. Devlet bu köylülerin helikopterle götürüldükten sonra kaybettirildiğini inkâr etmiş. Oysa kaybedilen 11 kişinin yakınları, akrabalarının helikoptere bindirildiğine tanıklar. Köylüler zorla kaybettirildi. İkinci dava Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağıllı köylerinin savaş uçaklarıyla bombalanması ve 33 köylünün öldürülmesine ilişkin AİHM kararı. Bunlar benim yargılarım değil, AİHM kararları. “

Forum

STÜDYO VOA

Biden ve Zelenski güvenlik anlaşması imzaladı – 13 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:29:58 0:00
XS
SM
MD
LG