İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’yu yüksek öğrenimi sırasında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçişte usulsüzlük yaptığı iddiaları nedeniyle 5 Mart’ta ifadeye çağırdı.
Cumartesi günü yaşanan bu gelişmenin ardından Pazartesi günü İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan ve ceza hukuku profesörü Adem Sözüer’in İBB Başkanı hakkındaki iddialar hakkında Salı günü sabah saatlerinde İstanbul’da bir basın toplantısı düzenleyeceği açıklandı.
YÖK raporu: “İlgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında UCNC'nin yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlaşılmıştır”
Ancak basın toplantısından hemen önce Başsavcılığın İmamoğlu’nun 35 yıl önceki yatay geçişiyle ilgili Yüksek Öğrenim Kurumu’ndan (YÖK) istediği raporun gönderildiği medyaya yansıdı.
Birçok yayın organında yer alan rapora dair haberlerde “Yüksek Öğretim Kurumları arasında ön lisans ve lisans düzeyinde yatay geçiş esaslarına ilişkin yönetmeliğin 5'inci maddesinde yer alan şartları taşıdığı ancak bununla birlikte ilgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus'ın (UCNC) YÖK tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, ilgili üniversitenin tanınırlığının ancak 1993 yılında Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından karara bağlandığı, ilgilinin yatay geçiş yaptığı 1990 yılında UCNC'nin yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlaşılmıştır” denildiği öne sürülüyor.
Avukat Pehlivan: “Başvuru için yasal mevzuatta gerekli her kriter yerine getirilmiş”
Saraçhane’deki İBB binasında düzenlenen toplantıda ise Avukat Mehmet Pehlivan, İstanbul Üniversitesi’nin aynı yıl Milliyet gazetesinde yayınladığı yatay geçiş ilanını, İmamoğlu’nun 20 Ağustos 1990 tarihli yatay geçiş başvuru belgesini, ders notlarını gösteren transkripti, Kıbrıs’taki üniversitenin başarı belgesini, İstanbul Üniversitesi Kabul Komisyonu ile İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’nun kabul kararlarını da gazetecilerle paylaştı.
Pehlivan, “Başvuru zamanında yapılmış, altı sayfalık transkripte İmamoğlu’nun tüm derslerinden geçtiği belirtiliyor. Yani üniversitenin aradığı 2. kriter de tamamlanmış. 3. kriter de not ortalaması durumu İmamoğlu’nun yatay geçiş sırasında not ortalaması 62,5'tur. Başvuru için yasal mevzuatta gerekli her kriter yerine getirilmiş durumda. Peki İstanbul Üniversitesi bu kriterleri kendi kendine mi belirliyor? Hayır. Bu kriterler tüm üniversitelere geçişte aynı. Bu şu demek: Üniversite bu kriterleri tutturamayanlara torpil yapamaz. Komisyon oybirliği ile, yatay geçişin kabulünü yönetim kuruluna öneriyor, yatay geçişe onay vermeye tek yetkili makam olan fakülte yönetim kurulunun kararıyla Sayın İmamoğlu’nun geçişi onaylanıyor ve resmiyet kazanıyor” dedi.
Pehlivan: “18 Kasım 1991 tarihli YÖK Yönetim Kurulu Kararı istismar ediliyor, İmamoğlu’nun başvurusu bu karardan 1,5 yıl önce”
Pehlivan, YÖK’ün Başsavcılığa gönderdiği raporda yer aldığı iddia edilen “1990 yılında University College of Northern Cyprus'ın YÖK tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı” görüşünü reddetti.
İmamoğlu’nun avukatı, “YÖK, hazırladığı raporda İmamoğlu aleyhine hangi veriyi ortaya koyuyor ki, bu konuyu istismar edenler devamlı YÖK raporuna atıf yapıyor? 18 Kasım 1991 tarihli YÖK Yönetim Kurulu Kararı. Bu kararda Girne Amerikan Üniversitesi’nin bağlı olduğu ABD’deki üniversitenin YÖK tarafından tanınırken, Girne’deki kampüsünün tanınmadığı belirtiliyor. İşte istismar konusu yapılan belge budur. İmamoğlu’nun yatay geçiş müracaatı Ağustos 1990’da. Yani YÖK’ün istismar edilen bu kararından 1,5 yıl öncesinden yapılan bir müracaattır. İmamoğlu'nun yatay geçiş yaptığı dönemde, mevzuatta yatay geçiş için tanıma ve denklik şartı getirilmiş değildir. YÖK’ün tanıma ve denklik işlemlerinin yasal bir dayanağa kavuşması ancak 14 Temmuz 1996 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğiyle olmuştur. Yani YÖK’ün tanıma ve denklik kuralı Sn. İmamoğlu’nun yatay geçiş müracaatından tam 6 yıl sonra getirilmiştir” ifadelerini kullandı.
Prof. Sözüer: “Başvuruda sorun yok nasıl oluyor da İmamoğlu bakımından savcılık soruşturması haline geliyor?”
2005’te kabul edilen Türk Ceza Kanunu’nu yazan hukukçulardan biri olan Profesör Adem Sözüer de İmamoğlu’nun yatay geçişinde sorun olmadığını söyledi.
Prof. Sözüer, “KKTC’de İngilizce İşletme okuyor. Buradaki İngilizce İşletme Bölümü’ne geçiyor. Burada bir sorun yok. O zamanki mevzuata göre çalışkan öğrenciler için bu imkanlar. Bir ÖSS puanına da gerek yok. O da tamam. 1990 yılında ‘Biz bunu üniversite olarak görmüyoruz’ diye bir yazısı da yok. Zaten bu olsa biz komisyondayken bakardık. Bu bir üniversite mi? Programı aynı mı derdik? Orada da bir sorun yok. Ekrem İmamoğlu başvururken not ortalamasını veriyor. Bu belgede bir sorun var mı? Ben baktım orada da sorun yok. O zaman bu nasıl oluyor da Ekrem İmamoğlu bakımından bir ceza soruşturması, savcılık soruşturması haline geliyor” diye konuştu.
İmamoğlu yine isim vermeden Erdoğan’ı hedef aldı: “Üniversitedeki arkadaşlarımı çağırsam, miting yaparım; adamın birisi, tavla oynayacak adam bulamaz”
Salı günü Ankara’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın annesi Gönül Özdağ’ı ziyaret ettikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, utanç verici bir süreç yaşandığını söyledi.
İmamoğlu, “Trajikomik olaylardan biri daha. O günün yönetmeliği üzerinden binlerce insanın geçiş yaptığı bir dönemde, bir kişinin diploması üzerinden siyasi menfaat elde etme çabası. Bana, ‘Gel ifade ver’ diyen, hem de çete soruşturmalarını yapan savcılığın örgütlü suç alanına davet edilmemin utanç verici sürecini yaşıyoruz. Peki bunun muhatabı kimdir? O savcı mıdır? Değil. O gazeteciler midir? Değil. Bu da bugünün iktidarının demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü kirleten, lekeleyen tutum ve tavırlarının bir başka parçasıdır. Üniversiteden de çok arkadaşlarım var. Ben, üniversitedeki arkadaşlarımı çağırsam, miting yaparım. Ama adamın birisi, tavla oynayacak adam bulamaz. Yani tavla biliyor mu onu da bilmem. Çünkü üniversite okuyanlar, ucundan da olsa tavla bilir” değerlendirmesinde bulundu.
Bitmeyen tartışma: Erdoğan’ın üniversite diploması
İmamoğlu’nun “tavla oynayacak adam bulamaz” sözleri ile hedef aldığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversite diploması uzun süredir Türkiye siyasetinin gündeminde.
Marmara Üniversitesi ilk kez 2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek öğrenimi ile ilgili bilgilendirme yapmıştı. Üniversite, Erdoğan’ın 1974’te girdiği Aksaray Ticaret Yüksek Okulu’ndan 1981 yılında mezun olduğunu, bu okulun diğer başka yüksek okullarla birleştirilerek Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne dönüştüğünü, bu nedenle 1991 yılında kendilerine yapılan talep üzerine dönemin rektörü Orhan Oğuz ve dekanı Ömer Faruk Batırel imzasıyla diplomasının kendisine verildiğini açıklamıştı.
Bu bilgilendirmeye rağmen Erdoğan’ın hiçbir üniversite fotoğrafının yayınlanmaması ve herhangi bir üniversite arkadaşının olmaması hala tartışılıyor.
Erdoğan’ı o yıllardan hatırladığını söyleyen bugüne kadar iki kişi oldu. İlki 2023’te hayatını kaybeden Oda TV’nin eski İsrail muhabiri Rafael Sadi’ydi. Sadi, “Tayyip Bey ile tam 4 sene hatta biraz da fazlası aynı okulda, aynı sınıfta bazı günler de aynı sırada çok kıymetli hocalardan ders aldık” dedi.
İkincisi ise Aksaray Ticaret’te hocalığından hatırladığını belirten eski CHP milletvekili ve son yerel seçimde AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak yarışan Prof. Aydın Ayaydın oldu.
Forum